Oyun Parkları ne kadar Güvenli?


Yazının Kategrosi: Kütüphane | Makaleler

1. Son zamanlarda çevrenizdeki oyun parklarına dikkat ettiniz mi? Hani şu rengarenk ve “güvenli” oyun parklarına? Aslında güvenlik kaygısı ile üretilmiş parlak ve renkli nesnelerle donatılmış bu oyun alanları çocukların kendi hayal güçlerini harekete geçirmekten hayli uzak. Mimar Ömer Kanıpak bir yazısında bu konuya dikkat çekiyor. 2.Dünya Savaşı’nın sonunda Hollanda’da çocuklar için büyük gayretlerle tasarlanan oyun parklarından, günümüzdeki plastik ve tematik oyun parklarına uzanan bir yolculuk bu. 
 
Çocuklarımızın kendi hayal dünyaları içinde sınırları zorlayabilecekleri, beraber hayal kurmanın mümkün olabildiği parklar yerine, önceden düşünülmüş, onlar adına kurgulanmış oyun parklarıyla yetiniyoruz ne yazık ki. Onların hoşça vakit geçirmeleri yetiyor belki bize. Ya da belki de hiç bu açıdan bakmamıştık çevremize. 
 
Yazının tamamını okumak için: http://www.omerkanipak.com/2014/12/15/katil-parklar/
 
 
 
 
2. Birçok nedenden dolayı üstün potansiyele sahip çocuklarımızı disipline etmekte zorlanıyor olabiliriz. Bu noktada yöntemlerimiz ve konuya nasıl yaklaştığımız hayati önem taşıyor. Yaşından çok daha olgun düşünen ve hazır cevap olan bu zeki çocuklarla başa çıkmanın çok kolay olmadığı aşikar. Ama unutmamak gerekir ki ne olursa olsun onlar çocuk ve her zaman bizim yönlendirmelerimize ihtiyaç duyuyorlar. Ebeveynler olarak onlara doğru ve yanlışı anlatmak en temel görevimiz. İşte tam bu noktada disiplin sözcüğünden ne anladığımız çok önemli. Öğretmek, yönlendirmek, bilgilendirmek, rehberlik etmek anahtar sözcüklerimiz olmalı, cezalandırmak değil. Disiplinle, cezalandırma kavramlarını karıştırdığımız noktada çocuklarımızın hatalarından öğrenmelerini de imkansız hale getiriyoruz aslında. Çocuklar, hataların cezalandırıldığı bir disiplin anlayışıyla büyütüldüklerinde öğrendikleri tek şey başarısız olmaktan korkmak oluyor.
 
Kaynak:https://globalgtchatpoweredbytagt.wordpress.com/2016/04/24/disciplining-gifted-children/
 
 
 
3. Yüksek potansiyeli olan çocuklarınızın aslında çocuk olduğunun farkında mısınız:)? Çocuklarınızın yüksek potansiyelli olması, onların her zaman aşırı zeki, her şeyin altından kolayca kalkabilen, her zaman her yerde ve her şekilde başarılı olan bireyler oldukları anlamına gelmiyor. Çocuğunuzun 6 yaşında olduğunu, entelektüel yaşının ise 12 olduğunu varsayalım. Yani çocuğunuzun bedeni her 6 yaşındaki çocuğun yapabileceği şeyleri yaparken, beyni 12 yaşındaki bir çocuk gibi işliyor. Bu durumun yol açabileceği karışıklığı hayal edebiliyor musunuz? Beethoven’a tapan çocuğunuz kemanla ancak daha dün annemizin şarkısını çalabiliyor olabilir, Van Gogh’a hayranlık duyarken ancak çöp adam çizebiliyor da olabilir. Ya da uluslararası bir satranç turnuvasını kazandıktan sonra eve dönerken kardeşiyle arasında bir oyuncak krizi yaşayabilir:) Unutmayın ki, üstün potansiyelli çocukların yaşadıkları en büyük problemlerin başında “Asynchrony” yani “Senkronize Olamama Durumu” geliyor. Bu, bazı alanlarda çok başarılı olan bireylerin, diğer konularda son derece yetersiz olabileceği, bazı şeyleri inanılmaz kolay kavrarken, bazı şeyleri anlamakta sürekli güçlük çekebileceği anlamına geliyor. Çocuklarınızın üstün potansiyelli olması demek her zaman her koşulda her yerde ve her şekilde üstün başarılı olacağı anlamına gelmiyor. Bu konudaki beklentilerinizin çocuklarınız üzerinde yaratabileceği baskıyı dikkate almakta fayda var. 
 
çocuğum üstün zekalı mı

Oyun Parkları

Kaynak:https://rainforestmind.wordpress.com/2016/04/21/gifted-or-impostor-living-with-asynchrony-in-your-kids-and-yourself/
 





Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
Bizi Twitterda Takip Edin

Türkiye Üstün Zekalılar Yüksel Eğitim ve Gelişim Vakfı

Tüzyev Vakfı olarak, Wisc-R, Wisc-4, Torrence ve Standford Binnet testlerini uygulayan, değerlendiren ve bu testlerde Üstün Zekalı, Üstün Yetenekli ve/veya Üstün Potansiyelli olarak tanılanan çocukların eğitimini dünya standartlarında uygulayan bir vakıftır.